Güzel Günlerin Şafağında İFÖP
Felsefenin dünyada—özellikle eğitim çevrelerinde ve genel anlamda toplumun geniş kesimlerinde—son yıllarda bir üvey evlat gibi görülmesi, bizler için asla kabul edilebilir bir durum değildir.
Biz biliyoruz ki, felsefeye kulaklarını kapatan herkes, gerçekte kendi geleceğine açılan kapıları kapatmaktadır. Çünkü dünyayı daha iyi bir yer yapma gücünün en sahici, en köklü ve en dönüştürücü kaynağı, insana düşüncenin sınırlarını zorlama cesareti veren felsefenin ta kendisidir.
Hiçbir disiplin felsefenin açtığı yolu izlemeden ilerleyemez. Çünkü diğer bütün alanlar taklide, uygulamaya, birikimin tatbikine dayanır; felsefe ise çığır açar. Bilimsel, teknolojik ve etik ilerleyiş; felsefenin yaktığı meşalenin ardından yürüyen bu alanların eseridir.
Bu nedenle biz felsefecilerin, bulunduğumuz yerin değerini yeniden ve daha yüksek bir bilinçle idrak etmesi gerekmektedir. Zira bizler, bütün bilimlerin anası olan; dogmatik tutumlara karşı insanlığa tek gerçek alternatif sunan; eleştirel aklın, özgür düşüncenin ve hakikat arayışının en soylu taşıyıcılarıyız.
Ve biliyoruz ki: Felsefenin vardığı kesin bir yer yoktur; felsefenin özü yolda olmaktır. Kendisini tamamlanmış, değişmez ve tartışılmaz gören hiçbir görüş felsefenin alanına dâhil olamaz. Felsefenin dünyayı dönüştürme kudreti de işte bu bitmeyen arayıştan doğar.
Bu nedenle bizlerin, içinde bulunduğumuz bu kıymetli konumun farkına varması, sorumluluk üstlenmesi ve geleceğe dair daha cesur bir duruş sergilemesi gerekmektedir. İşte bu sebeple İFÖP, yani İstanbul Felsefe Öğretmenleri Platformu, felsefecilerin ideallerini gerçekleştirebilmeleri için bir imkân zemini, daha sağlam durabilmeleri için bir dayanak, dayanışmayı güçlendirmek için bir yuva, camiamızın merkezinde konumlanan bir ortak irade olarak doğmuştur.
Biz, İFÖP olarak siz değerli felsefe öğretmenlerini; yorulmadan üretmeye, özgürce düşünmeye, geleceği birlikte inşa etmeye ve dünyayı kendimiz ve çocuklarımız için daha yaşanabilir bir yer hâline getirmeye davet ediyoruz.
Yolumuz aydınlık olsun.
Safa Aldemir



Bir Cevap Yazın